29 Temmuz 2009 Çarşamba

Bir tutam Batı Karadeniz


Bolu


(Yedigöller / Gölcük)

A
slında Karadeniz'i yeniden "keşfetme" sevdamız geçen yaz başladı... Annem ve ben geçen yıl Haziran ayında Samsun'dan başladık bu güzel 15 günlük karadeniz gezisine... Hani güzel olan her şey nasıl yavaşça, tadını çıkara çıkara sindirilmeyi bekler ya.. işte biz de Karadeniz'in güzelliğine, tadına layığını verebilmek için BATI Karadeniz'i tekrar keşfetme şansını bir diğer yaza, yani bu yaza, 2009'a saklamaya karar verdik. Ve işte! Annem ve ben yine Karadeniz'deyiz (ama bu sefer BATI yakasında) ve yine tadını doyasıya çıkarmaya çalışıyoruz...

Turumuza Bolu'dan başladık. Güzelliği bir yana lezzetli de yemekler yapan aşçıları mevcut bir otele yerleştik, iki gün burada kalmak üzere... Unutmadan şunu da söyleyeyim; Doğu Karadeniz'in aksine Batı Karadeniz'de öyle 4 yıldızlı, 5 yıldızlı oteller yok. Bulup bulabileceğiniz 2 ya da 3 yıldızlı oteller... Ve buna rağmen kaldığımız otel özellikle de temizliği ve yemekleri bakımından gidilesi, kalınası bir yerdi.
Ertesi gün ver elini Yedigöller, Gölcük...
Hani göl denince, krat
er gölü dışında, insanın aklına alçakta bir yer gelir; ya da en azından ben öyle düşünmüştüm... Ama ne alçağı azizim, çıktığımız yer Bolu'dan bir hayli yüksekte, 1600 küsur m. rakıma sahip bir yükseklikteymiş meğer... Biz artık gideceğimiz yere çoktan varmış olmamız gerektiği fikrine kapılırken, şoförümüz daha yolun yarısına geldiğimiz gerçeğini yüzümüze zalimce vurmasın mı!
Diğer taraftan yolun oldukça dar olması ve bir tarafında uçurum bulunmasının yanı sıra, yol görüşümüzü ara ara engelleyen sis ve hiçbir telefon hattının çekmemesi, her ne kadar bir gerilim hikayesinin başlangıç tasvirlerini andırsa da sağ salim Yedigöller'e vardık...
Ve adeta cennetin kapıları bize açıldı... Bu son cümlem belki kulağa abartılı gibi gelecektir ama ahşap köprüden geçtiğim andan itibaren yeşile ve göle baktığım an hissettiğim kesinlikle buydu:
"...Burası cennet olmalı..."

Doğa yürüyüşümüzü safi oksijen, gürül gürül akan şelaleler, yeşil ve göller eşliğinde tamamladıktan ve ardından bir güzel pikniğimizi de yaptıktan sonraki durağımız bu sefer Gölcük oldu. Temiz havanın keyfini doya doya çıkarma bahanesiyle
gölCÜK'ü tavaf ettikten sonra doğruca otelimize geri dönüş...

İşte Batı Karadeniz'deki ilk durağımız Bolu'daki güzellikleri bırakarak, leziz "Bolu Çikolata"larımız da beraberimizde, bir sonraki durağımız olan Amasra'ya yollandık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder